Sistitler

SİSTİT NEDİR
Sistit tıbbi anlamı olarak idrar torbası yani mesanenin iltihabı demektir. Ancak halk arasında daha yaygın olarak idrar yanması, idrara sık çıkma, devamlı idrar yapma hissi , mesane bölgesinde ağrı şikayetleri olduğunda kullanılan genel bir terimdir. Bu şikayetler ne yazık ki sadece mikrobik mesane iltihaplarına ait olmayabilir.

SİSTİT KADINLARA ÖZGÜ BİR HASTALIK MIDIR?
Hayır, sistit erkeklerde ve çocuklarda da görülebilmektedir. Ancak çoğunluk kadınlardadır. Eğer erkeklerde ve çocuklarda da sık tekrarlıyor ise o zaman altta yatan başka bir patoloji var mı diye araştırmak gerekir. Kadınlarda sık olmasının altında esas olarak anatomik yapı gelmektedir. Bayanlarda idrar yolları dışarıya kısa bir kanalla açıldığından mikropların içeri girip yerleşmesi daha kolay olabilmektedir.

SİSTİTE NE NEDEN OLUR?
Genellikle mikrobik olarak sistit ortaya çıkar. Ancak mantarlara ve nadiren virüslere bağlı durumlar da olabilmektedir. Yine halk arasında yanlış bir inanç sistit olmak için mikropların bir yerden alınması gerekliliğidir. Aslında kadın-erkek hepimizin vücudunda zaten mikroplar bulunmaktadır. Bu mikroplar özellikle de makat bölgesi çevresinde yoğunlaşmaktadır. Vücut direnci düştüğünde veya farklı nedenlerle bu mikropların idrar kanalından girmesi ve idrar torbasında çoğalması sistit dediğimiz klinik tabloyu ortaya çıkarabilir. İlla cinsel yolla bulaşan veya klozetlerden veya havuzlardan alınan mikropların olması gerekmez. Bunu söylerken bir yanlış anlamanın önüne geçmek için yine de bazı noktaların altını çizmek isterim: tabii ki kötü hijyenik tuvaletler, cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyan bir partnerle korunmasız ilişki bu sıklığı arttırmaktadır ancak tek nedenleri değildir.

SİSTİT NE ZAMAN ÖNEMLİDİR?
İnsanların yaşam kalitesini bozduğundan her zaman önemlidir. Ancak sistit veya tıbbi anlamı ile alt üriner sistem enfeksiyonlarının daha ciddiye alınması gereken durumlar tabii ki vardır. Bunlar arasında özellikle enfeksiyonlar senede 3 defadan fazla tekrarlıyor ise, sistite eşlik eden ateş var ise, mesaneden böbreklere idrar kaçağı durumunda, eş zamanlı taş hastalığı var ise, mesanenin çalışmasını etkileyecek mesane sarkması, inme gibi nörolojik rahatsızlıklar nedeni ile mesanenin boşalmasında sorun var ise basit sistit vakaları ölümcül sistmeik enfeksiyonlara dönüşebilmektedir.

SİSTİTİ HASTALAR KENDİLERİ TEDAVİ EDEBİLİR Mİ?
Vücudunu iyi tanıyan ve bilinçli bireyler için sistit şikayetleri ortaya çıktığında kendilerinin tedavi etmesi mümkündür. Ülkemizde ilaçların eczanelerden rahatlıkla temin edilmesi  nedeni ile bireyler çoğunlukla zaten bu yöntemi seçmektedirler. Burada bir önemli nokta “arkadaş tavsiyesi” ile bilinçsiz, yanlış ilaç kullanımlarıdır. Özellikle şikayetlerin başlangıç aşamasında günde tek doz olarak kullanılan ilaçlar ülkemizde ve Avrupa ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde hastaların kendi kullanımlarına sunulmuştur. Şikayetim biran evvel geçsin ben en kuvvetlisinden 1 hafta antibiyotik kullanayım da bir daha olmasın gibi yaklaşımlar aslında ciddi sorunlar yaratabilmektedir. Esas olarak bu tip yanlış antibiyotik kullanımı bir mikropların direnç kazanmasına neden olur,ikinci olarak da bayanlarda enfeksiyonlardan koruyucu iyi mikroplar adı verilen mikropların da ortadan kalmasına ve mikropların daha da kolay içeriye girmesine neden olur.

TEKRARLAYAN SİSTİT DURUMLARINDA NE YAPMALI?
Tekrarlayan sistit bayanlarda yaşam kalitesini ciddi bozan bir durumdur. Bu tip durumlarda basit antibiyotik kullanımları çoğunlukla başarısızlık veya daha sık enfeksiyon geçirme ile sonuçlanır. Senede 3 veya daha fazla enfeksiyon geçiren bayanların mutlaka tedavilerinin bir ürolog tarafından yapılması gerekir. Tedavi basamaklı bir yaklaşım gerektirir. Birinci basamak tanı aşamasıdır. Öncelikle şikayetlerin mikrobik olup olmadığının araştırılması gerekir. Sistit benzeri şikayetler yapan ancak mikrobik olmayan farklı hastalıklar da vardır. Mkrobik olup olmadığının anlaşılabilmesi için idrar kültüründe üreyen mikrobun cinsi ve miktarı belirlenmelidir. Buna göre tedavi düzenlenmelidir. Bunun yanısıra altta yatan başka kolaylaştırıcı hastalıkların varlığı enazından bir  idrar yolları ultrasonografisi yapılacak teyit edilmelidir.  Antibiyotik tedavisi gerektiren durumlarda bu tedavi uygun antibiyotik ile mümkün olan en kısa sürede tamamlanmalı ve ikinci basamak olan koruma tedavisine geçilmelidir. Korunma tedavisi isminden de anlaşılabileceği gibi enfeksiyonun tekrarlamasının engellenmesine yönelik tedavidir.

KORUNMA TEDAVİSİ NEDİR?
Korunma tedavisi biz doktorların ve hastanın kendisinin yapacakları olarak iki koldan planlanır. Burada tıbbi olarak taş, idrar yolları patolojileri gibi altta yatan bir neden varsa bunun ortadan kaldırılması en önemli basamaktır.  Bayanlarda dışarıdan gelecek mikropların idrar kanalına girip çoğalmalarını engelleyen en önemli korunma mekanizmalarından birisi iyi mikroplar olduğundan bahsetmiştik. Antibiyotik tedavisi sonrasında  bunlar da zarar gördüklerinden bu mikropların yerine konması gerekmektedir. Bunun için vajinal tabletler mevcuttur. Yine yüksek doz c-vitamini kullanımı idrarın asit dengesini değiştirerek mikropların rahatça çoğalmalarını engelleyecek ortamı sağlar. Dünyada yapılan araştırmalar özellikle kızılcık ( cranberry) meyvasının mesane enfeksiyonları açısından koruyucu oladuğunu ortaya koymuştur. Bunun kızılcık suyu veya tabletiolarak kullanılması mesanenin cidarında bir koruyucu film tabaka oluşmasını sağlamakta ve yüksek c- vitamini içeriği ile etkin koruma sağlayabilmektedir. Dirençli olgularda ise ülkemizde onaylanmış bir ürün olmamakla beraber en sık sistit etkeni olan E. Coli isimli bakteri için aşılar da geliştirilmiştir.
Bireylerin yapacakları konusunda ise en önemli nokta tabii ki hijyendir. Taharetlenmenin önden arkaya doğru yapılması basit ama oldukça efektif bir yöntemdir. Yine pamuk esaslı iç çamaşırlarının tercih edilmesi önerilmektedir. Cinsel ilişki aslında vücudumuzun dış kısmında bulunan enfeksiyon yapıcı mikropların içeriye girmesine neden olabilen bir işlemdir. Tarif ettiğimiz gibi sık enfeksiyon geçiren bayanlarda tek dozluk ilişki sonrası koruyucu ilaçtedavisi de önerilmektedir. Yine bol sıvı tüketimi sistit açısından önemli bir korunma yöntemidir.

SİSTİT OLMAYIP BENZER ŞİKAYETLER YAPAN NEDENLER NELERDİR?
Aslında  sistit olduğunu düşünen ve kronikleşmiş durumdan morali bozulan birçok bayanda neden mikrobik değildir. Özellikle aşırı aktif mesane adı verilen mesanenin sadece duyarlılık artışına bağlı olarak ortaya çıkan durum, interstisyel sistit adı verilen ve sistit benzeri şikayetlere ağrının da eşlik ettiği durumlar, mesane kanserleri, taş hastalıkları bu şikayetlere neden olabilmektedir. Doktorunuzun tahlil ve muayeneleri ile bu hastalıkları da ayırt etmesi gerekir. Bu şikayetler nispeten antibiyotik kullanımı ile hafifler gibi olsa da tamamen geçmez ve antibiyotiklerin de bunların tedavisinde yeri yoktur.