İdrar Kaçırana Botulinum

İdrar Kaçırana Botulinum
  • 29 Aralık 2017

Botulinum Nedir?
Botulinum bir çeşit zehirdir. Sinirler üzerine etki ederek özellikle tuttuğu sinirin bağlı bulunduğu kas grubunda bir çeşit geçici felç yapar. Sonuçta vücutta her türlü işlevin yerine getirilmesi beyin ve sinir sisteminin kontrolü ve etkileşimi sonucunda gerçekleşir. İşte bu nedenle Botulinum 1700'lü yıllarda ilk kez Almanya'da tanımlandığı zaman öldürücü bir zehir olarak bahsedilmekte idi.


Ne zamandan beri tıp alanında kullanılmaktadır?
Çok çeşitli alanlarda olmak üzere Botulinum'un tedavide kullanılmaya başlaması 1980'li yılları bulmuştur. Kontrol dışı kasılmalara bağlı olarak ortaya çıkan hastaların tedavisinde basit ve etkin yerini almıştır. İlk kullanım alanları arasında gözkapağı felci, şaşılık, felçlere bağlı kasılmış kasların açılması, spastisite gibi insanların yaşam kalitelerini ciddi oranda etkileyen hastalık durumları göze çarpmaktadır.


Botulinum'un çeşitleri var mı?
Yaklaşık 7 çeşit ( A,B,C,D,E,F ve G) Botulinum nörotoksini bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olarak A- tipi kullanılmaktadır.


İdrar kaçıranlarda Botulinum nasıl faydalı oluyor?
Öncelikle her tip idrar kaçırmada kullanmayan bir yöntem olduğunun altının çizilmesi lazım. Kontrolsüz olarak mesane ve mesanenin çıkımındaki sfinkter bozukluğu olanlarda kullanılmalıdır.


Kaç türlü idrar kaçırma vardır ve bunların hangilerinde Botulinum faydalı olabilir?
İşeme fonksiyonu karmaşık bir işlem olmasına karşın mekanizmasını anladığınız zaman sorunların üstesinden gelmek çok daha kolay olabilmektedir. Öncelikle biraz idrar yollarının yapısal özelliklerinden bahsetmemiz gerekmekte: Böbrekler kanımızı süzerek idrar yapımını gerçekleştirdikten sonra yapılan idrar “üreter” adı verilen borular ile idrar torbasına ( mesane) taşınır ve burada depolanır. Mesane yapı itibarı ile balona benzeyen bir organdır. İçerisine idrar dolması ile genişlemeye devam eder. Bu dolma sırasında normal olarak idrar kaçırmamızı engelleyen 2 ana faktör vardır: birincisi; mesanenin çıkımında yer alan sfinkter tabir edilen bir kas tabakasıdır. Bu kas tabakası mesanenin çıkışında idrar borusunu çepeçevre sararak sıkıştırır ve idrar çıkışını engeller. İkinci unsur ise mesanenin dolması sırasında kaslarının kasılmadan gevşeyebilmesidir. İşeme fonksiyonunun gerçekleşebilmesi için ise mesanenin belirli bir dolgunluğa ulaşması gereklidir. Dolgunluk gerçekleştiği zaman mesanenin sinirleri omuriliğimiz içindeki sinirleri takip eden bir elektrik sinyali oluşturur ve bu bilgiyi beynimize yollar. Beynimizin görevi ile işeme için ortamın uygun olup olmadığını kontrol etmektir. Eğer uygun bir ortam yoksa mesanenin kasılmasını engelleyici komutlarını mesaneye geri yollar. Ortam idrar yapılması için müsaitse o zaman yapabilirsin emri gelir. Bu emrin gelmesi ile mesane kasılmaya başlar ve idrar kaçırmamızı engelleyen sfinkter kasları gevşeyerek idrar çıkışı sağlanır. İdrar kaçırma bu bahsedilen mekanizmanın herhangi bir noktasındaki sorunda karşımıza çıkabilir:
Stres inkontinans : Burada beyin mesane iletişiminde, mesane kapasitesinde, kasılmasında veya sfinkter kaslarının işlevlerinde bir sorun yoktur. Sıklıkla burada neden mesanenin kadınlarda sarkması erkeklerde ise geçirilen başta prostat ameliyatları olmak üzere çeşitli ameliyatlar sonrasında görülebilir.


Aşırı aktif Mesane Sendromu: Mesane içerisindeki idrarı çabuk hissedebilir ve beyne devamlı tuvalete gitme ihtiyacını gösteren sinyaller yollar. Bazen de beyimizin kontrolü olmadan dayanamayıp kendisi kasılmaya başlar ve idrar kaçışı olur. Basit olarak mesane iltihaplarında, mikroplara bağlı olamayan bir çeşit iltihap durumu olan interstisyel sistit durumlarında, omuriliğiveya beyin sorunları nedeni ile mesane sinirlerinin aşırı duyarlılıklarına bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi bazen hiçbir neden olmadan da bu çeşit kaçırmalar gerçekleşebilir.


Tam ( Total) İdrar kaçırma: burada kişi nerede ise hiç kendisi tuvalete gidip idrar yapamaz, sürekli idrar kaçırır ve kendisi bunu hissetmez. Bu durum genellikle cerrahi girişimler sonrası oluşur. Kadınlarda idrar yolu ile cilt arasında bir delik olabilir. Erkeklerde ise sıklıkla prostat ameliyatları sonrasında idrar tutmamamızı sağlayan kasların bir şekilde yaralanması sonrasında olabilir.


Taşma Tarzı İdrar kaçırma: Adından da anlaşılabileceği gibi mesane kapasitesinden fazla dolduğunda olan kaçırma tipidir. Burada en önemli nokta aslında kişide idrar tutma mekanizmalarının çalışıyor olmasıdır. Ancak mesane içerisindeki basınç öylesine artar ki idrar dışarı taşar. Bu durum çeşitli beyin omurilik hastalıklarında, prostat hastalıklarına bağlı tıkanıklıklarda ve idrar yollarının çeşitli nedenlerle olan darlıklarında görülebilir.
Botulinum uygulamaları esas olarak kontrolsüz olarak veya normalden fazla kasılan mesane kaslarına bağlı olark kaçırma tiplerinde etkilidir. Beynin mesane kaslarının kasılmasını baskılayıcı etkisinin azaldığı durumlarda aşırı kasılmalar engellenerek kişilerin idrar kaçırmaları engellenir. Bunun dışında da işeme olayının gerçekleşmesi sırasında mesane kasları kasılırken sfinkter kaslarının koordinasyonlu bir şekilde gevşemesi gereklidir. Bu koordinasyonun bozulduğu durumlarda da Botulinum uygulamaları etkili olabilir. Ancak bu iki uygulamada Botulinum'un yapıldığı yerler farklıdır.


Kimlere uygulanmalıdır?
Biz genellikle nörolojik ( sinir hastalıklarına) bağlı veya aşırı aktif mesane şikayeti olan ve ağızdan alınan ilaç tedavilerine cevap vermeyen ya da bu ilaçların yan etkileri nedeni ile kullanamayan hastalarda Botulinum uygulamasını tercih ediyoruz.


Botulinum sadece yapıldığı yere mi etki eder yoksa yayılarak başka yerlere etki edebilir mi?
Şuanda mevcut bu konudaki veriler aktif Botulinum'un sadece enjekte edilen yerlerde etki gösterdiği şeklindedir. Sistemik yan etkileri son derece düşüktür.


Botulinum'un etkisi geri dönüşümlü müdür? Bu tedavinin kısa ve uzun dönem etkinliği için ne söylenebilir?
Evet, yapılan kısmi felç durumu tamamen geçicidir ve 4-6 ay arasında etki ortadan kalkar. Aşırı aktif mesane nedeni ile uygulama yapılan hastalarda ortalama iyileşme süresi Botulinum sonrası 9 ay olarak kabul edilmektedir. Botulinum işlemi son derece basit bir işlem olup 5-7 gün içerisinde etki görülmeye başlar ve bahsedildiği gibi 9 aya kadar süren tedavi etkisi devam eder. Etli geçtiği zaman tekrar aynı uygulamanın yapılmasının gerektiği durumlar olabilmektedir. Bu işlemle beraber mesanenin tekrar eğitilmesi tekrar enjeksiyonların aralıklarını açabilmektedir.


Botulinum mesaneye nasıl uygulanmakta?
Uygulama son derece basittir. Yaklaşık 20-30 dakikalık bir süre içinde sistoskop adı verilen bir dürbünle gerçekleştirilir. Fleksible adı verilen bükülebilir sistoskopların kullanılması hasta memnuniyeti ve mesanenin istenilen noktalarına kolay ulaşım açısından ciddi kolaylıklar sağlamaktadır. Genel anestezi gerekmemektedir. Hastaya damardan yapılan bir sakinleştirici ve lokal anestezik ile mesane içerisine sistoskop ile girilerek bu uygulama için özel olarak hazırlanmış bir iğne ile mesanenin yaklaşık 15-30 noktasına enjeksiyon yapılır. Hastalarda ağrı olmaz. İşlem sonrasında hasta hemen ayağa kalkabilir ve hastanede yatması gerekmez.


Üroloji dünyası bu yeni tedavi konusunda neler düşünüyor?
Tüm dünyadan bu konuda yapılan çalışmaların sonuçları büyük bir hızla çıkmakta. Uygulayan merkez sayısı henüz özellikle ülkemizde son derece sınırlı ancak yan etkisi yok denebilecek kadar az olan ve ciddi etkinliği olan bu tedaviye ciddi bir ilgi var. Burada kime uygulanacağı konusunda iyi bir araştırma yapılması ve endikasyonların doğru koyulması gerekmektedir. Uygulamanın yaygınlaşması için esas olarak bunun sosyal kurumlar tarafından tedavi olarak kabul edilip karşılanması ile olacaktır.
Botulinum tedavisinin uzun dönem etkileri nelerdir?Uzun dönemli kullanımda kasları zayıflatabileceği gibi bir inanış var doğru mu?
Şuanda 5 yıldan uzun süreli Botulinum uygulaması sonucu daha elimizde yok. Ancak erken dönem sonuçlar ve hastalarda yan etki profilinin son derece iyi olması uzun dönem uygulamalarda da sorun olmayacağı yönünde ilk bulguları vermektedir. Tekrar enjeksiyon uygulaması gerektiren durumlarda enjeksiyon sonrası etki süresi daha artmaktadır. Teorik olarak çalışmayan kaslar zayıflayabilir. Ancak Botulinum'un etkisi geçici olduğundan mesane kası gibi çok çalışan ve güçlü kaslar kolayca eski güçlerini kazanırlar.
Eğer varsa yan etkileri nelerdir?
Ben şahsen sistemik yani vücudun tümünü etkileyen herhangi bir yan etki görmedim, ve yapılan tıbbi yayınlarda da belli bir sistemik etkiden bahsedilmemekte. Emilimi olmadığından kalp, akciğer, karaciğer, barsaklar, beyin gibi hayati organların hiçbirisine etkisi yoktur.
Hastalar işlem sonrasında nasıl hissederler?
İşlem sonrasında genellikle mesanelerinde bir doluluk hissi olduğunu ifade ediyorlar ama bu durum da hemen bir iki saat içerisinde kaybolmakta. Ağrı hissi olmuyor ama yine de 1-2 gün kullanmak üzere bir antiinflamatuar ilaç veriyoruz. Ayaktan kendileri yürüyerek evlerine gidiyorlar. Sıklıkla “bu iş bu kadar mıydı?” diye soran hastalarımız oluyor.